ÖRT, GÖZLERİNİN ÖRTÜSÜNÜ

Ürkek bakıyorum zamana

Oysa zaman, sende duruyor.

Hayat araladığın kapının ardında

Kimse açamıyor kapıları ardına kadar…

Yüzü eskiyor tarihin,

Bitiyor ömrü ayrılıkların

Gözünde kıtalar nöbet değiştiriyor.
Varsayalım yaşıyorum.

Saat duruyor.

Sende kalan yüzümü,

hayalim seyrediyor.

Zamandan artakalan soluğunu ver bana!

Hayalim seyreder yokluğun gizemini..

Canımdaki soğuğu tutarım kollarından

Sırtıma yolların saçlarını örterim.

Deliren kahkahalar, deler kulaklarımı.

Ayaklarım umursamaz beni,

basar toprağa…

Yoksuluyum, fukara sevinçlerin

Kurtar çığlığından yoksunluğunu…

Aklansın yüzün sevaplar gibi…

Ve açılır penceresi rüzgarın

Esmer nefesini doldurur vücuduma.

Hantal yüzlüdür yağmur,

Gizlice boşaltır sırlarını…

Kabul görmeyen sesler,

Güler-geçer tavırlarına…

Selamın tutuşturur dağlı bakışlarımı

Zamandan armağandır gördüğüm rüya…

Kurtar hayatı ölümün pençesinden

Bırak,

bencil nesneler suçunu çalsın!

Yoksul kalsak da, fukara özlemlere

Yoksun değiliz söylenmedik sözlerden..

Varsayalım yaşıyorum.

Gözünde değişir nöbeti kıtaların

Alem ayaklarını sürür.

Uyumanın tam vaktidir aslında..

Ört gözlerinin örtüsünü…

Dünya beni, yine seninle görür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir